1. Sır: Satış yapma, büyük ölçüde bir yanılsamadır.
Reklamların, satış elemanlarının, broşürlerin ve adrese postalamanın, ürünlerin doğrudan satılmasını pek sağlamadığını anlayın. Bunlar, neredeyse her zaman, kişisel etkileme ya da ağızdan ağıza iletişim denen bir aracı mekanizmanın devreye sokulmasıyla etkili olur.
Ağızdan ağıza pazarlamayı, reklamların ve satış elemanlarının yaptıkları etkileri çoğaltmak için kullanmayın.
|
|
Karar Vermeyi Çabuklaştırmanın Beş Sırrı
1. Sır: Her zaman "en iyi" ürün kazanmaz. Üzerinde karar verilmesi en kolay olan ürün kazanır.
Çoğu durumda, en iyi ürünün, üzerinde karar verilmesi en kolay ürün olduğunu anlayın.
Zor bir karar verme döngüsü gerektiren "en iyi" ürüne takılıp kalmayın. Karar verme konusundaki engeller, o ürünü listenin başından çok çok aşağılara düşürecektir.
|
Ağızdan ağıza pazarlamanın sırları, pazarlama topluluğu arasında genelde bilinmeyen, kabul görmeyen, unutulan ya da göz ardı edilen ilkelerdir. Büyük olasılıkla bunlar, rakiplerinizin kullanmadıkları ilkelerdir; bu nedenle de rekabette size müthiş güçlü bir araç sağlayabilir.
Pazarlamanın Beş Sırrı
1. Sır: Yaygın kanının tersine, pazarlama bütün mesleklerin en soylularından biridir. Pazarlamanın, adi ve basit bir şey olduğu fikrini kabul etmeyin.
Müşterilerinize, onların yaşamlarını güzelleştiren ve kolaylaştıran ürünler ve hizmetler sunduğunuzun farkında olun.
|
• Womm ölçümü. (ölçüle bilir mi?) Verilen cevaplar ölçülebileceği yönünde. Aslında womm ölçülürse womm olur mu sorusuda kafama takılmadı değil? Sonuçta birebir ölçünün söz konusu olmaması gerekiyor. Kulaktan kulağa misali ilk söylenenin son kişide çarpıtılarak dile gelmesi sanırım womm için en tehlikeli işlerden biri. Kontrol altına almak, bu gidişi etkileyen faktörleri toplamak ve analiz yapmak, nekadar güvenilir ve dürüst bi bilginin yayılmasını sağlıyabilir? bu konuda bazı tereddütlerim var. Tavsiyenin limiti nedir? Elbette ağzıdan ağıza pazarlamanın etkin şekilde kullanabilmesi için pazarlamanın içinde önemli yer tutan ölçüm ile beraber hareket etmesi gerekiyor. Ama bu ilk konuşulduğunda alabildiğince özgür kelimeler zaten özgür oldukları için güven yaratmıyor mu?
|
|
Silverman WOMM için ilk toplantılarını 2 sene kadar önce Şikago'da 75 kişinin katılımı ile gerçekleştirdiklerinden ve o zamandan buyana oldukça yol aldıklarından bahsetti. İlk başlarda sadece İlaç sektörü bu toplantılara ilgi göstermiş. Daha sonrasında ise ilgi gittikçe artmış.Silverman'ın konuya yaklaşımı kafamdaki sorulara cevap verir nitelikteydi. WOMM nedir? sorusunu oldukça ustalıkla işledi. Şuanda hepimiz bilgi bonbardımanı altındayız. Gördüğümüz reklamlar, markalar, konuşmalar... Ve artık bunları görmemezlikten gelebiliyoruz. Evrim devam ediyor ve pazarlamaya maruz kalan tüketicide bu yoğun mesajları geçirdiği evrim sonucu eliyor. WOMM yaparak size gelebilecek en saf bilgiyi elde ediyorsunuz. Bir ürün alacaksanız, reklamlarını görüyor, internetten
|
Ağızdan ağıza pazarlama, ürün ya da hizmetlerinizi pazarlamanın en etkili yoludur. Müşteriler, ürün ya da hizmetiniz hakkında olumlu şeyler söylediklerinde, ücretsiz, güvenilir ve odaklı pazarlama mesajı verirler. Sözcükler bir kez yayılmaya başladı mı, genellikle çok hızlı yayılır. Başka hiçbir pazarlama taktiği, tek pakette böylesine bir avantaj sunamaz.
Pek çok şirket, ağızdan ağıza pazarlamanın, iyi bir ürün sunmakla başladığını düşünerek yanılgıya düşer. Oysa, hep böyle olmaz. Ağızdan ağıza pazarlama, kendiliğinden olabileceği gibi, yapılandırılmış bir stratejiyle de
|
Kişilerin herhangi bir pazar eylemini ve bunun sonucunda satın alınan mal veya hizmetle ilgili deneyimlerini ve başlarından geçenleri diğer müşterilere anlatarak onların alış-verişini etkilemesi insanlık tarihi kadar eski bir olgu. Yani daha dün keşfedilmiş bir olay değil. Yüzlerce yıldır insanlar alış veriş yaparlar ve satın aldıkları mal ve hizmetle ilgili görüşlerini yakınlarına, arkadaşlarına, tanıdıklara aktarırlar. İnsanlar genel nitelik bakımından olumlu deneyimlerini başkaları ile paylaşmayı severler. Yani ağızdan ağza yayılan tüketici deneyimleri çok sayıda tüketiciye ulaşmaya başlıyor. Bu gelişme giderek de güçlenerek sürüyor. Durum böyle iken bu kadar güçlü bir potansiyeli pazarlamacılar niye ihmal ettiler?
|
|
Yayıcıların motivatörleri ile ilgili olmazsa olmaz 5 maddeyi şu şekilde sıralayabilirim: 1. Özel hissettirmeli: Yayıcının maddi motivasyondan kadar manevi motivasyona ihticayı olduğunu unutmayın. İnsanlar özel olduklarının hissedilmesini isterler. Siz markanız için onları yayıcı olarak seçtiyseniz, bunu kendilerini özel hissetmeleri için de kullanmalısınız. Örnek: Gmail yayılma prensibinde, ilk kayıt olanların 100 arkadaşlarına da hesap açtırma hakkı vermesi, o kişilerin kendilerini "teknolojik yenilikleri takip eden özel birisi" olma özelliğini de yanında getirmiştir.
|
Customer Evangalists blogunun Wikipedia kullanıcıları üzerine yaptığı bir araştırmaya rasladım geçenlerde; insanların %1'i içerik oluşturur, %10'u aktif katılımla bunu yayar, %89'u bu yayılan içeriği görür. Buna da %1 kuralı demişler.
Bunu WOMM için uyarladığımızda, kişilerin %1'i ürününüz/servisiniz ile ilgili görüşlerini/tecrübelerini bildirirler, %10 bunu yaymak için aktif rol oynar, %89'u da bu
|
Okuyanlara dedikodunun biraz daha janjanlı bir versiyonu gibi gözükebilir ama bizde yeni yeni konuşulmaya başlayan bir kavram var. "WORD OF MOUTH MARKETING - WOMM". 2006 yılının pazarlama trendleri içerisinde sayabileceğim ve hızla tüm dünyada etkisini artıran "Kulaktan Kulağa Pazarlama" tekniğinin ne olduğunu kısaca bu ayki yazımda anlatmaya çalışacağım. Tam olarak sözlük anlamına bakacak olursak; Müşterilerinizin ürününüz hakkında konuşması için nedenler yaratmak, onlara ürününüzü başka yerlerde anlatabilmek için doneler sağlamak. Bu tanımla yola çıktığınızda WOMM tamamı ile müşteri
|
|
|
|
|
<< Başlat < Önceki 1 2 Sonraki > Son >>
|
|
Sayfa 1 > 2 |